Yazının Temel Unsurları
- Alança

- Apr 15, 2021
- 6 min read
Yazı Oluşturan Ögeler
Konu ve tema (izlek)
Konu, bir düşünce üzerinde metin oluşturmak ya da konuşma yapma gereği duyduğumuz şeydir. Bu bir olay, bir problem, bir olgu, bir his veya fikir olabilir. Tema, konunun incelenen kısmıdır. Fikir üretilen, tartışma yapılan her şeydir.
Konu ile tema aynı şey midir?
Konu, üzerinde fikir belirtilecek durumdur. Tema üzerinde düşünülen bahsin temek boyutudur. Konu, yazıyı oluşturan başat ögedir. Yazının ana maddesidir. Yazarın düşündüğü, hissettikleridir. Eserler yazının içeriğini ve yapısını anlamaya çalışanlar izlek üzerinde dururlar. Tema, esere işlenen konunun geneline yayılan düşüncedir. Anlatımda yetkin olma, konunun doğru seçilmesine bağlıdır. Tecrübelerin yanı sıra, ilgi alanlarımız, okuduğumuz metinler, dinlediğimiz şarkılar, bizim metni yazmamıza yardım eder. Konu seçiminde okuyucunun yaşı, zihniyeti, eğitim durumu etkilidir. Ne yazmalıyım sorusunun cevabı her şeydir. Ne yazarsak yazalım, ne aktarırsak aktaralım o yazıların tamamı bir gün kendilerini bulacaktır.
Yazılanlar tecrübelerden mi beslenmeli yoksa kurgu mu olmalı?
Yazılan yazının türüne göre bu durum değişebilir. Yazılan yazılar, fikirler, bilgilendirme amacı değişiklik gösterebilir. Konuların yazara özel bir kısmı yoktur. Yazar Özdenören konu hakkında şunları söylemiştir. Konuyu belirlemek bazen zamanımı alsa da nihayetinde konuyu nasıl işleyip düzene koyacağıma karar vermiş olurum. Konu fazla olsa bu önem arz etmez onu sınırlandırmak benim elimdedir. Yazı bir keşfetmedir. Zihin, yazıyı oluşturmadan önce boş bir halde bulunmuyor hali hazırda fikirler üzerine kuruluyor.
Yazma Konusunu Belirleme
Tartışma Sorusu: İlk ve ortaokul döneminde yazma çalışmalarının konusu neye göre belirlenmelidir?
His ve fikirlerin belirtileceği konular üzerinde yazının içeriği, temalar, metnin işlendiği zamana denk gelen önemli günler ve haftalar söz konusu edilebilir. Bu noktada iki husus söz konusudur. Birincisi öğrenciye tek bir konu verilmemelidir. En az iki konu verilmeli ve öğrenci onların arasından seçmelidir. İkinci husus ise metnin türüdür. Öğrenciye yazacakları metnin konusuna göre birkaç tür seçeneği sunulmalı ve yahut tür seçimi serbest bırakılmalıdır. Bu şekilde yapmak öğrencilerin üzerindeki baskıyı kaldıracak ve daha rahat yazmalarını sağlayacaktır. Konu yaşamın her alanından seçilebilir. Tecrübeler, anılar, okunanlar olabilir. Bu çalışmalarda işlenen konu ile bütünlük oluşturacak şekilde tema seçilmelidir. Eğer bir betimleme yaptırılacaksa betimleme yaptırılacak mekan veya kişinin belirgin özellikleri olmasına dikkat edilmelidir. Bu şekilde öğrenciler betimleme yaparken zorlanmayacaklardır.
Konun Sınırlandırılması
Bir konu üzerinde yazım yapmadan önce konuyu iyice incelemek ve sınırlandırmak gerekmektedir. Fakat konuyu sınırlandırırken dikkat etmemiz gereken özellikler söz konusudur. Yazının uzunluğu, konu hakkında sahip olduğumuz bilgi üçüncüsü ise onu okuyacak olan okuyucunun durumudur. Sınırlandırma dengeli bir şekilde yapılmalıdır. Konu seçimi yapıldıktan sonra, belirli bir görüş açısı belirlemek gerekmektedir. Konu seçimi yapılır iken gerekli olmayan bilgiler atılmalıdır. Diğer bilgiler anlam bütünlüğü içerisinde sıraya konulmalıdır.
İyi Bir Konunun Özellikleri
İyi bir konu hem yazar için hem okuyucular için farklı ve ilginç olmalıdır. Farklı olmayan bir metnin okuyucular tarafından heyecanla okunmasını beklemek iyi bir bekleyiş olmaz. Seçtiğimiz konular yaratıcı olmalıdır. Sevmediğimiz, ilgi duymadığımız bir konuya karşı yaratıcı olamayız. Ele alınan konu hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Söylenen nitelikler iyi bir yazar olmanın ve ortaya iyi bir yazı çıkarabilmenin koşuludur.
Fikirler orijinal bir anlatım ile sunulmalıdır. Konuyu sınırlandıracak çerçeve doğru bir şekilde belirlenmelidir. Özelliklere değinecek olursak;
Okurun ilginç bulacağı bir konu olmalıdır. Konu okurların ilgisini çekmelidir.
İnandırıcı ve gerçek olmalıdır.
Konu iyi bir çerçeve etrafında oluşturulmalıdır.
Yazının okuyucu kitlesi göz önünde bulundurularak konu seçimi yapılmalıdır.
Amaç
Konuyu seçtikten ve çerçevesini belirledikten sonra amacı belirlemeliyiz. Amaçsız bir yazının olması düşünülemez. Amaç, bizim yazma dürtümüzdür.
Yazar eserini hangi amaçla yazmaktadır? Yazı yazmada yazarın temel amacı ne olmalıdır.
Akla gelen ilk düşünce; topluma fayda sağlayacak, tartışma oluşturarak bir konuya dikkat çekme, bir sıkıntıya dikkat çekme ve yahut kazanç elde etme amacıyla yazmış olabilir.
Peki yazarın, anlatmak istediğini karşı tarafın anlaması yeterli midir? Ya da okuyucu okuduklarını bilişsel süzgeçten geçirdikten sonra görüşlerini paylaşmalı m? Yazarın amacı eserinin anlaşılmasından öte okuyucuya yeni bir bakış açısı oluşturma olmadır.
Yazmadaki amaçlar:
Öğretme: İnsanlarda bir fikri, bir olayı, aktarma amacı bulunmaktadır. İki ana biçimde bu aktarma gerçekleşebilir. İlki nesnel bir bakış açısıyla ve teorik bilgi ile gerçekleşmektedir. İkincisi ise öznel düşüncelerinin, kişisel deneyimlerinin ve düşüncelerinin olduğu aktarımdır.
Düşünce ve Kanıları Değiştirme: İnsanların tamamının aynı düşünce içinde olması imkansız ve fıtrata aykırı bir durumdur. Fikirleri, hisleri yönünden sürekli etkileşim içinde bulunurlar. Bu etkileşimle karşımızdakinin bizim gibi düşünmesini isteyebiliriz. Bu istek kimileri için yazma sebebi olabilmektedir.
İzlenim Kazandırma: Kişi deneyimlerini insanlara aktarma isteği içerisinde olabilir. Bu istek ise yazı oluşturmak için bir amaç olabilir.
Olay İçinde Yaşatma: İnsanların etkileşimi olaylar üzerine kuruludur. Bu nedenle metinler olayları ile okuyucuyu içine çekmelidir.
Metnin türü veya içeriği ne olursa olsun, anlatımı belirleyen başat faktör hedeftir. Metni oluşturmadan önce kafamızda belirlenen ve hedefi anlatan kısa öz tümceye ana fikir denmektedir. Ne söyleyeceğimize bu unsur şekil vermektedir.
Amaç Belirlenirken Göz Önünde Bulundurulacak
Hedef Kitleyi Belirlemek
Yazmadan önce eserin hedef kitlesinin belirlemek. Eserin çerçevelerinden birisidir. Bu şekilde yaparak kitleye yönelik incelemeler ve düzenlemeler yapabilmektir.
Yazının Türünü Belirlemek
Bu çalışma yazma öncesi yapılması gereken bir çalışmadır. Yazının türü hedefini ve anlatım şeklinin belirlenmesinde çok önemlidir. Öğrencilerin yazacakları türü belirleyebilmeleri için öncelikle yazı türlerini öğrenebilmeleri gerekmektedir. Çeşitli çalışmalar yaptırılarak bunlar öğrencilere kavratılabilmektedir.
Örnek Metin Üzerinden Çalışma Yapmak
Örnek metinlerin incelenmesi ya da farklı metinler oluşturarak onlar üzerinden çalışmalar gerçekleştirmek yazma çalışması yapan kitleye deneyim kazandıracaktır. Farklı metinler okumak öğrencilerin farklı açılardan bakmalarını sağlayacaktır.
İleti ve Tez
Her yazı bir ileti taşır mı? Her yazar eserini bir mesaj vermek kaygısıyla mı yazar?
Her okur eserden mesaj alır mı? Okurlar yazarın vermek istediği mesaj dışında farklı bir mesaj çıkarırlar mı?
Her yazı bir mesaj taşımaktadır. Bu yüzden yazarları yazmaya iten bir etken özelliği olmaktadır. Yani yazarın iletmek istediği ana düşünce budur. Mesajı olmayan bir eserin var olması düşünülemez. Yazar, fikrini, hissettiklerini, bildiklerini aktarmak için bu yola girmektedir.
Edebi yapıtlarda bu mesajı metnin bütünü içerisinde aramak doğru olacaktır. Edebi eserlerde tek bir mesajdan söz etmek mümkün değildir. Çünkü bu tür metinlerde her okuyan farklı bir anlam farklı bir mesaj çıkarabilmektedir. İleti, sanatçının okuyucuya aktarmak istedikleridir. Edebi yazılarda bu mesaj çok açık bir şekilde verilmeyebilir. Bazı yazarlar öykülerde ve romanlarda teorik bilgi verilmesini doğru bulmamaktadırlar.
Üslup ve Özanlatı
Biçem, eserin muhtevasından ziyade, sanatçının benliğini yansıtan kısımdır. Her yazarın kendine has bir üslubu bulunmaktadır. Konu işlenip yazıya dönüşürken sanatçı kelimelerin deryasında yüzmektedir. Mesajını doğru bir şekilde yansıtmak, okur ile en güzel bağı kurmak için kelimelerini doğru bir şekilde seçmelidir. Üslupsuz yazı karalamadan ibaret olacaktır. Üslup yazarın verdiği iletinin kabul edilebilirliğini belirleyen en önemli unsurdur. Her yazarın kendine has bir üslubu vardır. Doğru olan da bu olmalıdır. Yazar anlatımını kendine has bir hale getirmek hatta daha da özgünleştirmek için bol bol okuma çalışması yapmalıdır. Okuma çalışmasıyla beraber bolca yazma çalışması da yapmalıdır. Yazma yazdıkça gelişen ve özgünleşen bir faaliyettir. Yazar yazdıkça kendine has biçemi keşfedecektir. Kainatta daha önce hiç söylenmemiş bir söz yoktur. Bu noktada önemli olan o sözlerin nasıl ifade edildiğidir. Başka yazarları okumadan onları incelemeden özgün olup olmadığını bilmek mümkün değildir. Usta yazarları okumak onların yolundan gitmek, kafamızda yeni çağrışımlar oluşturacak ve bize farklı bir ufkun kapısını açacaktır.
Anlatımdan anlatıma farklar bulunmaktadır. Aynı olayı farklı kişilerden dinlediğimizde anladıklarımız farklı olabilmektedir. O anlatımları birbirinden farklı kılan üsluptur. Üslup o kişinin yansımasıdır. Zihnin, jest ve mimiklere yansımasına üslup diyebiliriz. Bir manken ne kadar gerçekçi yapılmış olursa olsun cansız olduğu için bize bir his uyandırmaz. Fakat karşımızdaki insan olduğunda en hissiz, mimiksiz halinde bile bize yansıyan şeyler bulunmaktadır. Yani üslup bir fikrin, hissiyatın insanlara aktarılabilmesi için olmazsa olmaz bir etkendir.
Üslubun Özellikleri
Bir yazar hislerini ve fikirlerini kağıda aktarırken kendisine has olan biçeminin özellikleri şu şekildedir:
Lisanın kendine özgü kullanılması: Bu kısımda kendine özgü oluşu kafasına göre yapmak değil, farklı ve değişik bir bakışla ifade etmesidir.
Özgün kelimelerin seçilmesi: Sözcükler yazarın hislerini, fikirlerini kusursuz bir şekilde anlatmaktadır. Güzel bir biçemle yazılan eserlerde her sözcüğün, her tümcenin bir anlamı bulunmaktadır.
Mecazlı anlatımın kullanılması: Sözcüklerde mecaz anlamların kullanılıyor olması konunun daha kolay anlatılmasını sağlamaktadır.
Üslubu oluşturan temel unsurlar
Kelime seçimi, tümce kurgusu, söyleyiş şekli, anlatımın akıcılığı, anlam bütünlüğü, tür seçimi, anlam çeşitliliği, yazarın niteliği
Plan
Yazma, aklımıza estiği gibi gerçekleştirdiğimiz bir iş değildir. Fikirlerimizi, planlamalı ve bir düzen üzerine yazımızı inşa etmeliyiz. Plan yapmak konuyu netleştirmektir. Sanatçı, öyle bir eser yazmalı ki okuyanın dikkati dağılmamalı yazdıkları bir bütünlük içerisinde olmalıdır.
Plan, bir yazıda bilgilerin öncem sırasına göre düzenlendiği kısımdır. Öğrencilere bu düzenin nasıl sağlanacağı öğretilmelidir. Plan için metnin düzeneği diyebiliriz. Plan, yazarı zaman kaybından kurtarır. Akla gelen fikirleri kağıda gereksiz kelimelerden ayırıp yazmayı sağlamaktadır. Plan konularına göre üç kısma ayrılmaktadır.
Duygusal plan: Hissiyatın ön planda olduğu bolca heyecan içeren yazılardır.
Düşünsel Plan: Düşünce yazılarında görülmektedir.
Devinsel Plan: Asıl konusu olaya bağlı olan yazılarda görülmektedir.
Fikirler ana fikir ile bağdaştırılarak düşünüldüğünde ilgisi olmayan yazılar ortaya çıkabilir. İlgisi olmayanlar ayrılır ise planlı bir yazıda olması gereken bütün kavramlar olmuş olur. Eğer benzer düşünceler sınıflandırılır ve ona göre bir konu düzenlemesi yapılır ise metnin akışında akıcılık sağlanmış olacaktır. Bu şekilde yazı içinde bütünlük sağlanacaktır.
Plana her zaman sıkı sıkıya bağlanmak gerekmez. Gerekli görülür ise bazen maddelerde değişiklik yapılabilir. Bu sıralama tümevarım yöntemi ile düzenlenebilmektedir.
Başarılı bir yazma faaliyeti gerçekleştirmek için üç temel ilke esas alınmalıdır:
Fikir ve his üretmek
Plan yapmak
Doğru bir biçimde ifade etmek
Yazmak istediklerimizi düzenli bir biçimde toparlayabilmek için buluş ilkesinden yararlanırız. Buluş yazma için gerekli soyut materyallerin toplanmasıdır. Kompozisyon, söyleneceklerin nizam içerisinde toparlanıp bir araya getirilmesidir. Bu düzen içerisinde oluşturulan her kısım paragraf adını almaktadır. Paragraflar giriş, gelişme ve sonuç olarak üçe ayrılmaktadır.
Yazma işinde başarılı olmanın temel kuralı istikrardır. Usta yazarlar, geldikleri seviyeye bu şekilde ulaşmışlardır. Düşünceleri doğru ve tam anlatan sözcüklerin seçilmesi yazarı başarılı bir yazar yapan unsurlardan birisidir.
Yazma faaliyetinde plan yapmanın faydaları:
Plan, yazılan konunun düşünce akışını oluşturmayı sağlar.
Yazılacak konuda bütünlüğün oluşmasını sağlar.
Konu dışına çıkılmasını engeller.
Yazarı zaman kaybından ve düşünce yoğunluğunda kaybolmaktan kurtarır.
Eserin etki gücünü arttırır.

Benzerlik %0
Comments