Yazı Yazmak Üzerine Bazı Bilgiler
- Alança

- Mar 23, 2021
- 2 min read
Yazma uğraşını şu an ki durumuna bakarak tarif edecek olursak kişinin kulağının kelimelerle buluşması sözleri resim ve imgelerle sunma sanatıdır. Bu yazı yazma uğraşı çevresinde geçmişte ne yapıldığını anlatacaktır. Konuşularak anlatılacak durumun fikir ile resmedilmesi somutlaştırılmasıdır. Bununla birlikte yazma uğraşının maksadının anlam olduğu edipler tarafından söylenmiştir.
Anlam zihne oluşan tözdür. İnsanlar konuşurken tek hedefleri karşısındakine konuşma yapmak değildir. Fikrini karşısındakine anlatmaya çalışmaktır. Söz konuşmaktan ibaret olsaydı, sayıklamak, gerekli gereksiz laf etmeyi de konuşma yerine koymak gerekirdi. İnsanlar konuşurken jest ve mimik kullanırlar elleri ve kafaları ile çeşitli hareketler yaparlar. Bu durum konuşmanın sadece kelimelerden ibaret olmadığının ispatıdır. Bunun devamında yazının ise sadece kelimelerden resim yapmak olduğunu söylemenin de yanıltıcı olduğunu görebilmekteyiz. İnsanlar da bu kabiliyetin ne zaman var olduğunu araştırmaktadır. Hiyeroglif insanlar arasında henüz harfler yok iken kullanılan iletişim aracıdır. Aynı şekilde Peru’da Kipa, Çin’de Tribonol isminde sembol bütünleri bulunmaktadır. Bu bütünler anlatım gücünü kolaylaştırmaktadır. Aynı zamanda görselle anlatımın yaygınlığını göstermektedir. İnsanların bu gücü elde etmesi, zaman içerisinde kendileri gibi kaybolmuştur. Nasıl anlamın medeniyetlerini bulmak ve anlamak zorsa nasıl anlaştıklarını da anlamakta o kadar zordur. Fakat bunları anlamak için karşılaştırma yapmak işi kolaylaştırabilir. Kolaylaştırması ise tam olarak anlaşılabileceğini göstermez. Bu durum için kendimizden yola çıkabiliriz sözümüzün yetmediği durumlarda yazmaya başlarız. Yani zaruri diyebiliriz. Geçmiş için düşünecek olursak ya geleceğe bir iz bırakmak gayesiyle ya da iletişim aracı olarak düşünülebilir. Uygarlıklar nesillerine bir eser bırakmayı ya da gittikleri bölgelerde haberleşme aracı olarak kullanmış olabilirler. Tarihçiler Mısır’da Menes adında hüküm süren biriyle birlikte eserler verildiğini söylemektedirler. Bazı kaynaklara göre ise Menes gelemden önce de Mısır’da medeniyet eserleri olduğu söylenmektedir. Ayrıca çoğu Mısır dini eserlerinde de bulunduğu bilinmektedir.
Hiyeroglifler üstün yapıtlardır. Bir yazıyı anlamak er ya da geç mümkün olabilir fakat şekli, bir durumu anlamak için o dönemin insanı olmak o yöreyi ve o zihniyeti bilmek gerekmektedir. Bir diğer örnek ise çoğu yazıya göre fikrin daha kolay ve akılda kalıcı bir şekilde anlatmasıdır. Günümüz kitaplarında resim kullanmamız çoğu zaman resmin sözden daha etkili olacağını bilmemizdendir. Bu şekilde duyguları anlatmanın artı özellikleri olsa da işlem yorucu bir boyuta dönüşüp yazıya geçiş mecburi olmuştur.
Harflerin şekillerinin ne zaman hangi millet tarafından daha önce kullanıldığına mutabık olunamasa da uzmanlar Hz. Adem’in yazı yazdığını rivayet etmektedir. Hatta bu şekillerin ve şekillerle dert anlatmanın Hindistan bölgelerinden geldiği hakkında yazının çıkış yeri olan Mezopotamya’dan çıktığını söylemektedirler. Birbirlerine yakın ülkelerin bakılacak olursa harflerin benzerliği aşikardır. İnsanoğlunun harfleri ne zaman aldığı hakkında çeşitli varsayımlar olsa da Fenike ve Mısır bölgelerinde başlamış olduğu su götürmez bir gerçektir. Bilgilerle beraber yazı yazmaya değinecek olursak Mısır ve Beni İsrail’in ortasında, bir iddiaya göre de Hz. Musa tarafından olduğu düşünülmektedir. Oysaki Beni İsrail Mısır’dan ayrılmadan önce düşmanlar anlamasın diye sırlarını ayrı bir alfabe ile yazdıkları bilinmekteydi. Bu da yazının Hz. Musa ile başlamadığı düşüncesini ortaya koymaktadır. Gördüğümüz gibi ister yazı olsun ister resim bazen insanın insanı anlaması için konuşmanın yetmediği görülüyor.

Benzerlik oranı %0
Comments