Yazmayı Tetikleyen Geliştiren Unsurlar
- Alança

- Jun 9, 2021
- 3 min read
Yalnızlık ve Yazma
Yazma ve yalnızlık arasında bir bağ bulunmaktadır. Öznel bir ifade olsa da yazma yalnızlık istemektedir.
O yalnızlık sağlanmadığı sürece yazma faaliyeti tam olarak gerçekleşmemektedir. İnsan, özündeki yalınlığı bulunca yalnızdır. Aysever, yazma da yalnızlığını, bağımsız bir ruha sahi olmasına bağlıyor. Aklına uymayan, içine sinmeyen hiçbir işi yapmadığını ve hiçbir kimseyle muhatap olmadığını söylemiştir. Bazı yalnızlıkların insanı beslediğini ve üretken bir hale getirdiğini söylemiştir.
Yazar, yalnız kaldığında kendini daha iyi ifade etmekte ve özgür hissetmektedir. İnsansız bir yaşam düşünülemez fakat gereksiz kişiler ve ilişkiler yazma edimimizi olumsuz etkileyecektir.
Yaşanılan Ortam, Çevre ve Yazma Deneyimi Edinme
Deneyim, yazar için bilişsel bir tavırdır. Hayatın en küçük anını bile kağıda dökme gücüdür. Bolat, deneyimle kendisini geliştirmek isteyen yazarlara günlük tutmalarını önermiştir. Günlüğe, fikirlerini, hislerini, hayallerini aktarmak faydalı olacaktır. Yazılan ortam aydınlık ve ferah olmalıdır. Masada çalışmak daha iyi sonuçlar verebilmektedir. Yazar için bir çalışma ortamı tarifi yapmak aslında pek doğru değildir. Kağıt ve kalem olduktan sonra gerçek bir sanatçı sanatını gerçekleştirebilecektir.
Yaratıcılık ve Yazma
Okumak, yazmak, konuşmak hayatımızın vazgeçilmez parçalarıdır. Bundan dolayı bu yetileri geliştirmeliyiz. Kaliteli kitaplar okumak, kültürün her alanını inceleme ve bilgi sahibi olmak gereklidir.
Türkçe dersi anlama ve anlatma yetilerini kapsayan, öğrenci merkezli eğitimin yaratıcılık yeteneğini geliştirdiği bir derstir. Öğrenciler bu derste ufuklarını genişletmektedir. Sağlıklı bir psikolojisine sahip olması için Türkçe dersinde yaratıcılık eğitimine büyük bir önem verilmektedir.
Öğrencilerin kendilerini rahatça ifade edebileceği bir sınıf ortamı oluşturmak, onların yazma yetisine olumlu etki edecektir. Fikirlerini özgürce ifade ettikleri ortamda yaratıcılıklarını törpüleyemeyeceklerdir.
Jean Z, edebi yaratıcılığın beş maddesinden bahsetmektedir.
Tür ayırt etmeksizin okuma yapmak.
Farklı yazarlarla ilişki kurmak
Deftere yazmak
Günlük programı farklı bir şekilde düzenlemek
Kendi yoluna ışık olmak
Yaratıcılık Öğretilebilir mi?
Brande, yaratıcılığın öğretilebileceğini öne sürmüştür. Söyleme sebebi yaratıcılığın diğer insani özelliklerden farklı olmadığını düşünmesidir.
Yazma öğretimi yol göstermedir. Öğrencilerin his ve fikirlerini belli başlı kalıplara dökme işi değildir. Öğrencilerin ilgi alanları ve yetenekleri keşfedilmelidir.
Yaratıcı Yazarlık
Bütün sanat yapıtlarında olduğu gibi edebiyatın hedefi de özgün eserler ortaya çıkarmaktır.
Yazar kendi eserinden önce yazılmış büyün eserlerden farlı bir yapıt ortaya koymalıdır. Bu zor bir iştir, çünkü yeryüzünde söylenmemiş söz yoktur. Ama insan her şeye rağmen yazmaya devam etmelidir. Yaratıcı bir yazar, yazdığı türün özelliklerini ve daha önce o türde yazılmış eserleri iyi bilmelidir. Sadece kendi yazdığı edebi türü değil diğer yapıtları bol bol okumalıdır.
Bu nitelik yaratıcı yazma kurslarında yahut teknik kitaplarla öğrenilecek bir melese değildir. Mesele istekle o kalemi ele alıp almamadır.
Dil Becerileri Arasında Etkileşimi Sağlama ve Yazarken Diğer Dil Becerilerinden Yararlanma
Yazma yetisi bilgiyi, tecrübeyi ve dili etkin bir şekilde kullanmayı gerektirmektedir. Bundan dolayı yazma çalışmaları okuma, dineleme ve konuşma çalışmaları ile ortak olarak yürütülmelidir. Roman, hikaye, şiir gibi türler öğrencinin his, fikir ve hayal dünyalarının gelişmesini sağlayacaktır. Yazma ve okuma arasında kuvvetli bir bağ bulunmaktadır. İkisi de metinlerdeki yapıyı anlamlandırma hedefindedir. Yazılı bir metnin gayesini ifade edebilmesi için, dilin doğal ortamı – sesletim dünyasından- ile bağlantı kurması gerekmektedir.
Saussure, her sözel iletişimin konuşma temeline dayandığını ifade etmiştir. Bu ifadesiyle modern araştırmacıların yazı dilini temel dil saymaları noktasına değinmiştir.
Edebiyatın varlığı okur kadar yazara da bağlıdır. Nasıl okumalarımız metni değiştiriyor ise, metin de bizi değiştirmektedir.
Yazma Zamanı ve Süresi
İnsan karmaşık bir varlıktır. İlhamın zihne ne zaman düşeceği, düşüncelerin ne zaman kendini özgür bırakacağı belirli değildir. O yüzden zihne gelen ilham gelir gelmez kağıda aktarılmalıdır. Usta yazarların, yazılarını tek seferde bitirdikleri görülmüştür. Lakin bu durum herkes için geçerli bir durum değildir. Kimi insan duygularını tek seferde ifade ederken kimi insanlar yazısını farklı zamanlardaki hislerinin birleştirmesiyle oluşturur.
Zamanı Verimli Kullanma
Yazma eyleminde zaman kullanımı oldukça önemlidir.
Karasevda zamanın kullanımı hakkında şu maddelerden bahsetmiştir.
Boş zaman kavramının değerlendirilmesi yerine yazmak için ayrı bir zaman dilimi kullanmak.
Vaktini iyi kullanmak için erken uyanmak.
Planlı ve düzenli olmak.
Erteleme kelimesini hayatından çıkarmak.
Yaptığın işleri nitelikli yapmak.
Verimli geçmeyen zamanlarını verimli hale getirmelisin.
Yaşanmışlıklardan Özellikle Çocukluk Yaşantılarından Yararlanma
Yazarlık, hayal gücünün önemi tartışılmazdır fakat hayatı kaynak olarak almakta çok önemlidir. İnsanın çocukluğu besleneceği sonsuz bir kaynaktır. Hayat… Bir perspektifle metindir. Okumayı, anlamayı bilmek gerekmektedir. Çocukluk yıllarındaki anılar, kişilerin hafızalarının canlı kalmasını sağlayacaktır. Bu anılar yazarı yazmaya zorlamaktadır.
Okumayı Yaşam Biçimine Dönüştürme: Sürekli Okuma
İnsanlık, bilgi birikimini, kültürel yapısını önceki tecrübelerinin üstüne ekleyerek oluşturmaktadır. Yazarlık yolculuğunun başlarındaki öykünme zamanla kendini özgünlüğe çevirmektedir. Okumayı ve yazmayı boş zamanlarda vakit geçirme olarak değil ona özel bir zaman dilimi oluşturacak bir faaliyet olarak yapmalıyız. Okuma, kalbi ve beyni besler. Ve bize farklı bakış açıları kazandırır. Yazarın iki tür okuma hedefi vardır.
biri yazılacak konu üzerinde bilgi toplamak, diğeri ise elde edilen bilgilerden hareketle daha detaylı bilgiler oluşturmaktır.
Okurluk donanımı ilgili koşullar:
Metnini fikir ve his yapısını oluşturan kısımları ayırt etmek, yazarın hedefini anlayabilmek.
Okunan metnin türünü anlayabilmek.
Yazarın ele aldığı konuyla ilgili tutumu metnin içeriğinden anlayabilmek.
Metnin, his ve fikir gelişimini anlayabilmek.
Benzerlik %3
Comments