YAZMANIN DÜŞÜNSEL ve TEKNİK ALTYAPISI
- Alança

- May 9, 2021
- 5 min read
Yazarlık için bir formül yoktur. Teknik şart yazar olmak için yeterli değildir. Çünkü yazarlık ruh ve gönül işidir.
Düşünceyi Geliştirme Yolları
Anlatımda, fikirlerimizi doğru ifade edebilmek için bazı yollardan yararlanılır. Anlatımı kurmak, hedefini gerçekleştirmesini sağlamak için karşılaştırma, tanık gösterme gibi yollardan yararlanılır. Kullanılan bu yollara düşünceyi geliştirme yolları denmektedir. Yazma, bir konuda birine bir şeyler aktarma işidir. Başarılı bir yazma faaliyeti için sadece bu kadarı yeterli değildir. Söylediklerimizi geliştirmemiz gerekmektedir. Her paragraf bir fikir ifade etmektedir. Başarılı bir şekilde düzenlenmiş yazılarda ne kadar paragraf var ise o kadar düşünce vardır. Düşünceyi geliştirmek için çeşitli yollar vardır. Bu yollar aşağıda sıralanmıştır.
Tanımlama
Varlık ya da nesnelerin niteliklerinin direk belirtilerek karşı tarafa aktarılmasıdır. Bu yol en çok kullanılan yollardan birisidir. Tanımlama, bir hissi, bir fikri, bir olayı en genel haliyle ifade etmektir. Bu yol okuyucunun söylenileni rahatça algılamasını sağlamaktadır.
Örnekleme
Örnekleme, soyut bir düşüncenin somut bir ifadeye dönüştürülmesidir. Söylenilmek istenilen okurun zihninde betimlenmesini sağlamaktır. Yazar bilgisi doğrultusunda örneklemeye başvurur. Verilen örnekler, tecrübelerimizden, yaşadıklarımızdan tasarladıklarımızdır. Örnekleme ifade ettiklerimizi doğrudan okura anlatır. Doğru ve yerinde verilmiş birkaç örnek bazen sayfalarca ifade edilmiş bir yazıdan daha çok şey anlatabilir.
Karşılaştırma
Karşılaştırma, iki varlık, nesne yahut kavram arasındaki benzerlikleri veya karşıtlıkları anlatmaktadır. Yazılı anlatımda, bu yola sık sık başvurulmaktadır. Benzerlikleri veya zıtlıkları ifade etmek tabii olarak düşüncelerimizi geliştirmektedir.
Tanık Gösterme
İfade etmek istediğimiz fikri başka insanların görüşlerinden de yararlanarak anlatmadır. İncelediğimiz ya da öne sürdüğümüz fikri konuda uzman kişileri tanık gösteririz. Bu bizim ifademizin inandırıcılığını arttırmaktadır.
Düşünceyi Geliştirmede Etkili Olabilecek Diğer Yollar
Seçilen husus üzerinde yazma çalışması yazabilmek, bir idea sunabilmek için o konu hakkında belirli bir bilgi birikimine sahip olmak gerekmektedir. Bu yollarda doğru bir biçimde yararlanmak için yeterli bir tecrübeye, gözlem gücüne sahip olmak gerekmektedir. Yeterli tecrübe ve birikimi olmayan kişi yazamaz. İnsan, gözlemlerini, tecrübelerini, bilgi birikimini okura aktarmaktadır.
Sayısal Verilerden Yararlanma
Doğruluğu teyit edilmiş kurum veya kişilerden alınacak olan sayısal veriler, anlatımda fikrimizi inandırıcı kılacaktır. Bu yol daha çok bilimsel metinlerde kullanılmaktadır.
Günlük Yaşamla İlgi Kurma\ İlişkilendirme
İfade edilen konunun daha iyi bir şekilde kavratılması ve daha akılda kalmasının sağlanması için günlük yaşamdan örnekler verilmektedir. Konu günlük yaşamla bağ kurulup anlatıldığında kişinin zihninde daha kalıcı bir yer edinmektedir. Verilen örneklerin okuru metnin içine çekmekte, onların da yaşadıkları olaylar olduğu için kendilerini daha iyi hissetmektedirler. Kişinin hislerini, fikirlerini, tecrübelerini kullanarak kendini ifade etmesidir.
Gözlemlerden Yararlanma
Bir hususu, bir eseri oluşturmanın en önemli şartlarından birisi gözlemdir. Bir metni oluşturmadan önce, gerekli bilgileri edinmek, yeterli bir biçimde etrafı incelemek gerekmektedir. Gözlem için bakmak yeterli değildir. Gözlem için görmek, gördüğünü içselleştirmek gerekmektedir. Konuyla alakası olan varlığı, kişiyi, durumu gözleyerek ulaşılan sonuca gözlem denmektedir. Gözlem yapılarak, doğru ifade etme gücü arttırılmalıdır. Doğayı ve dünyayı gözlemeye dış gözlem; kendimizi gözlemeye ise iç gözlem denilmiştir. Gözlem yaparken bütün duyu organlarımızı kullanırız. Kişileri, nesneleri kısacası hayatı tanımak isteyen kişi gözlem yapmalıdır.
Başarılı bir yazar olmanın yolu başarılı bir gözlemci olmaktan geçer. Hayatı gözlemlemek, evrenin kitabını okumak demektir.
Dört gözlem türü vardır. Bunlar:
Doğrudan doğruya gözlem
Hayal kurma
Düşünme
Geçmiş tecrübelerden faydalanma
Okumak
Okumanın Önemi
Yüzyıllarca insanlar hep kitaplar ile fikirlerini ifade etmiştir. Bundan dolayı, günümüzde çağdaş olarak nitelendireceğimiz insan, insanı okuyandır. Her okuryazar bir okur sayılabilir mi? Evet okur olmak okuma yazma öğrenme ile kazanılacak bir beceridir ancak gerçek manada okur olabilmek için okuduklarını içselleştirmek, onları hayata geçirebilmek önemlidir. Yazarlar, iletmek istediği bilgileri direk okura sunmaz. Okurun bu bilgilere ulaşması için metnin geneline anlatmak istediği düşünceyi kodlar ve yerleştirir. Kodların çözülmesiyle asıl mesaja ulaşılır.
Okuma, sadece elde olan metni baştan sona okuyup bitirmek değildir. Okurun, dünü, bugünü ve yarını ile etkileşimidir. Bundan dolayıdır ki bazı metinlerde her okuyanın anladığı farklıdır. Yani okur metinde kendini bulur. Hayatta başarılı olmanın başat unsurdur okumak.
Okumanın Amacı
İnsanların bir metni okuma amacı, o anın bağlamına göre farklılık gösterir. Genel olarak bir metni okumanın amacına metindeki iletiye ulaşmak diyebiliriz. Okumanın amacı, metni manaya kavuşturmaktır.
Okumanın amaçları şunlardır; bilgi edinmek, öğrenmek, değerlendirmek ve anlamaktır.
Okumanın Gücü ve İşlevleri
Okumak, sesleri anlamlı bir şekilde bütünleştirmektir. Harfler kelimelere, kelimeler tümcelere, tümceler ise daha geniş anlamlara bürünmektedir. Başarılı yazarlar okumak, kişinin farklı toplumları, farklı düşünceleri anlamasına yardımcı olur. Kendini nitelikli eserlerle doyuran bir okur sabit fikirlerden arınır ve ufkunu genişletmiş olur. Kendini ispatlamış eserleri okuması, ona daha rahat ve başarılı metinler yazma edimini kazandırır. Sürekli okuma ve sürekli yazma gerçekleşirse kişinin hayal gücü gün geçtikçe artar. Çünkü yazma bir devinim işidir. Sürekli okuyarak bu devinim canlandırılır. Yazarlar heybelerini önce doldurur sonra taşırırlar. Boş heybe taşmaz bu yüzden önce heybeyi güzelce doldurmak sonra da taşırmak gerekmektedir. Her okuyucunun kendini bulduğu gözde yazıları vardır.
Okumak, bize bilgi ve deneyim kazandırır. Bizim elde etmek istediğimiz düşünceyi veya cevabını aradığımız bir sorunu daha önce ele alan yazarlar vardır. Okuma insanı geliştiren en önemli uğraştır. İnsan, okuma ile hayal dünyasını genişletir, olaylara bakış açısını değiştirir. Kişiler okudukça öğrenir, öğrendikçe daha fazla okumak isterler.
Okumanın yaraları şu şekilde şu şekilde sıralanmıştır; insanın yaratıcı düşünmesini sağlar, hayal dünyasını genişletir, kişiliğini kuvvetlendirir, bireye güzel bir yazma ve konuşma edimi sağlar, kişiyi alışılagelmiş düşüncelerden sıyırır, güzel yazıyı tanıma yeteneği oluşturur.
Okuma Biçimleri
Okuma, metni manaya kavuşturmak amacıyla, duyu organlarının bir arada kullanıldığı iştir. Anlamlı bir okuma gerçekleştirmek için okuma araç olarak değil amaç olarak kullanılmalıdır. Okudukça yazıları anlamamız zihnimizde betimlememiz daha kolay olacaktır. Zaman geçtikçe başarılı metinleri okudukça zihnimiz tasvirin de ötesine geçerek metinler arası ilişki kurmaya başlar. Okurken zihin uyanık olmalı, sadece üsluba değil, kurguya, içeriğe yazarın ele alış biçimine de bakılmalıdır.
Nasıl Okumalı
Karasevda bu soruya şu şekilde cevap vermiştir.
Kitap bütün hisler açılarak okunmalıdır.
Kitap, eleştirel bir bakış açısıyla okunmalıdır. Nitelikli bir okumanın gerçekleşmesi için bu bakış açısı zorunludur.
Okuma, okurda davranış değiştirmelidir.
Mutlaka dergiler takip edilmelidir.
Kitap okurken çeşitli notlar alınmalı zaman zaman bakılmalıdır.
Okuma Biçimleri1: Yazar Merkezli Okuma: Bu okuma biçimi, doğru ifadenin ne olduğu ile ilgilidir. Yazarın metne yüklediği anlamın keşfedilmesidir.
Okuma Biçimleri2: Okur Merkezli Okuma: Okur ve metin ilişkisi içerisinde okuru, özgür bir varlık olarak ele alır. Metni biçimlendiren okur gibi gözükse de okurun içinde bulunduğu zihniyet, çevre çok önemlidir.
Okuma Biçimleri3: Bu okuma biçiminde referans metindir. Metni edebi kılan formu ve yapısıdır.
Ülper, okuma türlerini şu şekilde ifade etmiştir:
Metin türü temelli
Edebi metinler okuma
Bilgi veren metinler okuma
İşitsel okuma
Sesli- Sessiz okuma
Kişisel okuma
Akademik, iş ilişkili, bireysel okuma.
İçerik okuma
Gözden geçirerek, tarayarak, yoğun- yaygın okuma.
Dinlemek
Dinleme, konuştuklarımızın, okuduklarımızın, zihnimizde anlamlı bir bütün olmasıdır. Dinleme, bilgi ve kültür elde etmenin temel yoludur.
Okuma ve Dinleme Yoluyla Bilgi Toplamanın Diğer Yolları
Kitaplara Başvurma
Yazma faaliyetinde kitaplara başvurmak büyük önem taşımaktadır. Bu teknikler arasında en kullanılır olanı özet çıkarma, not almadır.
Bu yöntem, diğer insanların tecrübelerinden yararlanmadır. İnsanlar, etrafındaki olaylara, nesnelere gözlem yoluyla bakmış ve fikir ve hislerini yazıya dökmüşlerdir.
Not Alma
Not alma, ifade edeceğimiz metnin temel noktalarını saptamaktır. Tecrübelerimizi, gözlemlerimizi, okuduklarımızı daha kalıcı hale getirmektir. Okunan eserde hoşa giden bir tümce yahut anekdot not alınır.
Özet Çıkarma
Dinlediklerimizin veya okuduklarımızın önemli kısımlarını kendimize göre yazarız. Kısaltarak önemli kısımlarını ortaya koyma işlemine özet çıkarma denir. Özet çıkarmanın en önemli yanı hafızada daha kolay tutulması ve bilgilerin daha kolay hatırlanmasıdır. Özet çıkarırken yazının temel niyetinden kopulmamalıdır.
Alıntı Yapma
Yukarıda bahsettiğimiz maddelerin yanı sıra bilgi elde etmenin diğer yolu da alıntı yapmaktır. İfade ettiğimiz düşünceyi daha inandırıcı kılmak ve geçerliğini arttırmak için alıntı yapılır.
Konuşmak
Yazma ile konuşma bir bütündür. İkisinin de amacı anlamadır. Birbirinden ayrılan kısımları tabi ki vardır. Örneğin, konuştuklarımızın bir kısmı aklımızda kalırken yazdıklarımız daha kalıcı olacaktır. Konuşmayı, yüz yüze olduğumuz anlarda tercih ederiz ancak iletimizi daha geniş alanlara ulaştırmak istediğimizde yazıyı kullanırız.
Soruya Bağlama tekniği
Yazmadan önce öğrencilere beyin fırtınası yapmak ve düşüncelerini geliştirmek için çeşitli sorular sorulur. Öğrenciler sorularla, değişik bakış açılarına sahip olur. Farklı bir soru, farklı bir cevaba, farklı bir cevap ise farklı bakış açılarına götürmektedir.
Düşünmek
Yazmak basit bir eylem değildir. Buz dağının görünmeyen yüzü gibi yazı da arka planında büyük işlemler ifade eder. Bütün bu işlemler, düşünmeyi gerektirir. Düşünme olmadan bu söylediklerimizin bir anlamı olmaz. Yazmak için düşünmeyi öğrenmek gerekmektedir. Bir konuda fikir ifade edebilmek için çeşitli konularla ilgi kurma, bağlantı kurma gerekir. Düşünmek ile yazmak arasında büyük bir bağ vardır. Bu bağ yıllardır ifade edilmektedir. Her fiilin, her olgunun ana unsuru düşünmekten geçer.
Aktif Sözcük Dağarcığını Zenginleştirmek
İnsanı geliştiren buluşları değil sözleri olmuştur. Sözcüklerin gücünü bilmek yeni sözcükler öğrenmek için teşvik edicidir. Her sözcük başta tek anlamı var gibi gözükse de o dilde zamanla farklı anlamlar kazanmaktadır. Kelimeler çeşit çeşit anlamlara girerek dilin aktifliğini arttırmaktadır.

Benzerlik %0
Comments