top of page
Search

Yazma Becerisinin Geliştirilmesi ve Önemi

Dil, bir toplumun belleğidir. Bir dili var eden kelimeler toplumun kelime haznesi ile paraleldir. Bur durum toplumun değerlerinin önemsendiğini gösterir. Dil millete ait olan ortak bir şifredir. Kişiler bu şifre ile anlaşır. Anlaşmanın değeri bireyin dili düzgün kullanmasına bağlıdır. Dil becerisinin iyileştirilmesi, bireyin toplumda yerini yükseltir. Diğer bir beceri ise yazalı olarak anlatım yapmadır. Bu beceri diğer becerilere göre daha etkindir. Yazı toplumun hafızasıdır. Yazma insanların geçiminde büyük yer tutmaktadır. Yazma becerisine sahip olabilmek için kişinin fiziksel ve bilişsel birçok yetiye sahip olması gerekir. Yazma yetisini iyileştirmek kişinin günlük hayatını kolaylaştırmaktadır. Kavrama süresini hızlandırmaktadır. Bu yetinin daha iyi hale gelmesiyle öğrencilerin bakış açısı değişecektir. Anlatımını yazılı ifade etme yeteneği insanların öğrenim ve iş hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Yazma, ilişiği olan tümceleri bağdaşıklık kurallarına uymuş bir biçimde dizme işlemidir. Bu eylem içerisinde birden fazla beceri barındırır. Öğrenciler bazen bu etkinlikten kaçabilirler. Kaçtıkları için hata yapma oranları yüksektir. Hata yapsa bile öğrenci incitilmemelidir. İncitildiği halde bir sonraki yazma faaliyetlerinde motivasyonları düşük bir yazma gerçekleştireceklerdir. Böyle bir durumda olumsuz dönüt alma öğrencinin öğrenim hayatı boyunca bir eksi olarak karşısına çıkacaktır. Yazma becerisinin üzerine düşmeyen öğrencilerin cümle yapılarının yazma becerisini geliştiren öğrencilere göre daha karmaşık ve anlaşılmaz olduğu görülmüştür. Öğrencilerin ifadelerinin daha özgür ve doğru yapmaları için çeşitli yetilere sahip olmaları gerekmektedir. İnsanın okuduğunu anlaması, düşündüğünü yazamaması toplumun bekası için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bilişimin bu denli aktif olduğu bu çağda bireyin kendini ifade etmesinin gerekliliği tartışılmaz bir beceri olmuştur.


Yazılı Anlamda Stratejiler

Gelişimini tamamlamış ülkelerde eğitim değişime açık, olağan modernizelere açıktır. Eğitim kurumlarında ezber değil çocuğun ilgisi ve yeteneği gözetilmektedir. Bilgi teoriktir fakat beceri uygulamadır. Uygulamayı sağlamak teoriyi bilmekten daha önemlidir. Bunların beraber kullanılması durumu ile süreci ve keşfi daha uzun olan yetenek kavramıdır. Yeteneği anlamanın çeşitli yolları vardır. Bu yollardan birisi performans değerlendirmesidir. Bu değerlendirme içerisinde birden çok kazanım taşır. Performans değerlendirmesi süreç değerlendirmesidir. SLELACRC süreç odaklı yazma için bazı maddeler oluşturmuştur. Öğrencilerin dillerini deneyimlerini keşfederler. Ve öğrenme alanlarında aktif olmalılardır. Dinleyerek, okuyarak, yazarak, geçmişleri ve kültürleri hakkında bir kanıya varılır. Öğrencilerin gelişimlerinde okumanın önemi çok büyüktür. Öğretmen öğrencilerinin ne türde yazacağını kısıtlamamalıdır. Öğrencide rahat bir yazma ortamın oluşması için özgür bırakmalıdır. İlk kez yazma faaliyeti gerçekleşe de öğretmen konu çerçevesini açık bırakmalıdır. Yazma faaliyeti gerçekleşirken sonucun iyi olması bekleniyor ise öğretmen de öğrencilerle beraber yazma sürecine katılmalıdır. Bu şekilde karşılıklı bir empati gerçekleşecektir. Öğretmene verilen bir diğer görev ise öğretmenin öğrenciye yanlışından çok doğrusunu söylemesidir. Çabuk yargılamamasıdır. Gelişim sağlayabilmeleri için düzgün metin örnekleri bulmalı, yazdıkları metinleri ilerde dönüt ve özeleştiri yapabilmeleri için saklamalıdırlar. Yazma istendiğinde altyapısı olmayan öğrenciler donup kalacaklardır. Bu duruma sebebiyet vermemek için konu ve tür sınırı bu aşamada olmamalıdır. Ama yine de durumun ciddiyeti hissettirilmelidir.


Ülkemizde Yazma Eğitiminde Yaşanan Sorunlar

Yazılı anlatım maalesef ki henüz okullarımızda kavranamamıştır. Önemi kavranmadığı için ders işleyişinde fazla yeri bulunmamaktadır. Çoğu öğretmen bile yazılı anlatım dersinden bihaberdir. Bu dersin genel amacı kişisel yeteneğin anlaşılması ve geliştirilmesidir. Maalesef ki sınava dayalı eğitim sisteminin sonucu olarak öğretmenler teorik derslere ağırlık vermekte ve etkin bir değerlendirme süreci gerçekleşememektedir. İsteksiz olunan bu tutumda ders iki taraf için de bir işkenceye dönüşmüştür. Okullarımızda bu eğitim halı altına kaldırılırken dünya eğitimcileri bu beceriyi geliştirmek için çok ciddi çalışmalar yapmaktadırlar. Çoğu Amerikalı bu becerinin yirmi yaşından önce edinilmesini düşünmektedir. Halk, öğrencilerin ilkokul bitmeden önce yazma becerisi ile aktif bir şekilde iç içe olması gerektiğini düşünmektedir. %75’lik kesim becerinin günlük ödevlendirme ile pekiştirilmesinin faydalı olacağını söylemiştir. Ve hangi iş alanında bulunursa bulunsunlar yazma becerisini şart koşmuşlardır. Peki bu durum bizde nasıldır. Yazılı anlatımın gelişmemesinde sınav sisteminin çok büyük bir etkisi vardır. Sınavlar çoktan seçmeli ve eleyici olduğu için öğrenciler düşünmekten ziyade elemeyi öğrenmeye yönelmişlerdir. Okuma sorunu gelişimi etkileyen diğer bir etkendir. Diğer ülkelere göre okuma alışkanlığımız açık ara düşük bir orandadır. Okumanın olmadığı yerde yazma olmaz. Yazmanın zor olduğu yerde üstüne bir de dayatma getirilmektedir. Öğrenci yazacağı tür ve konu açısından kısıtlanmaktadır. Bu kısıtlanma öğrenmeyi geciktirmekte ve onun yazı kariyerini etkilemektedir. Yazma birden olabilecek bir işlem değildir. Önce düşünmek sonra kâğıda dökmek gerekmektedir. Bu sistemde öğrencinin düşünme süresinde, düşünceyi yazmayı istenmektedir.


Sonuç ve Öneriler

Yazma eğitimi birçok Avrupa ülkesinde müfredatın temeline oturulmaktadır. Bu konuyla ilgili raporlar hazırlanmaktadır. Türkiye’de toplumun bu konu hakkında ne düşündüğü üzerine araştırmalar yapılmalı ve dönüşlere göre adımlar atılmalıdır. Öğrencilerin metinleri incelenirken dikkatli olunmalı ve hata varsa kırmadan öğrenciye iletilmelidir. Yazılı anlatımın merkezi herkesten önce öğrenci olmalı ve öğrenciyi teşvik edecek çalışmalar yapılmalıdır. Yazma demek yaratıcılık demektir. Her çocuk yaratıcıdır. Önemli olan ise o yaratıcılığı öldürmemektir. Yazmak yaşam boyu sürecek bir faaliyettir. Bu faaliyetlerin ilk evi okuldur. Öğretmenler yazan ve yazdığını içselleştiren bir nesil için ellerinden gelenin en iyisini yapmalılardır.


Benzerlik %0

 
 
 

Recent Posts

See All
Türkçe Eğitiminin Önemi

Türkçe, her şeyden önce bizim özümüzdür. Özünü tam olarak benimsemeyen ve öğrenemeyen görevini layığıyla yerine getirmiş sayılmaz. Bir...

 
 
 
Öğrenen Merkezli Verimli Eğitim

Öğrenen yani öğrenci merkezli eğitim son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde etkin olarak uygulanmaktadır. Öğrencilerin farklı kişilik...

 
 
 
Ülkemizde Eğitimin Algılanışı

Eğitim, dünyadaki en önemli kurumlardan birisidir. Peki böylesine önemli bir kurum ülkemizde nasıl algılanıyor. Bence bir kaç açıdan...

 
 
 

Comments


Yazı: Blog2_Post
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn

©2021, Alança tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page