top of page
Search

2. Bölüm – Yazma ile İlgili Genel Bilgiler

İnsanların birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlayan, bahsettikleri nesnelere o nesneler ile bağı olmayan sebepsiz sesler oluşturan sisteme dil denir.

Temel Öğrenme Alanları Nelerdir?

Dilin temel öğrenme alanları, anlama, anlatma ve dil bilgisidir. Bu alanları bir bütün olarak düşünmek zorundayız. Sarmal şeklinde düşünebiliriz. Anlama olmadan anlatma imkansızdır. Anlama, bir algılama işlemidir. Algılama olmadan mesajın karşı tarafa aktarılması ya da iletilmesi söz konusu değildir. Anlatmanın içinde yazma ve konuşma vardır. Bu aşamada bireyin rolü metin üretmedir. Dillerin özgün anlatımları vardır. Bu anlatımlar belirli bir ahenk içerisindedir.

İyi Bir Anlatımda Bulunması Gereken Özellikler

Doğallık: Yazma ve konuşmada yapaylıktan kaçmaktır. Bu yapaylığın olmaması için kişi kendinden emin olmalıdır.

Doğruluk: Dil bilgisi kurallarına uygunluk doğruluktur. Ögelerin düzgün sıralanması, kısa cümleler kurmak ögeler arası düzene dikkat etmek bu özelliği kapsar.

Tutarlı ve İnandırıcı Olması: Anlatıcının yazdıkları konuştukları ve yaptıkları arasında bir uyum olmalıdır. Anlattıklarını kendi içselleştirmeli ve benimsemelidir.

Akıcılık: Anlatımın içerisinde geçişler arası bağ oluşmalıdır. Birbiriyle bağı olan anlatım dinleyiciler üzerinde iyi bir etki bırakır.

İlginçlik: Anlatıcı okurda merak uyandırmak için farklı deyişlerde bulunmalı, ilgisini canlı tutmalıdır.

Açıklık ve Duruluk: Okuyucunun anlatımı direk anlamasıdır. Her okuyan metni anlıyorsa o metin açık bir metindir.


Konuşma ve Yazma

İnsan sosyal bir varlıktır. Ve insanlar birbirleri ile sürekli iletişim halindedir. İletişimin en önemli yanı paylaşım olmasıdır. Bilgi, sevinç, keder hepsi paylaşma ile olur. Bu paylaşma kimi zaman yazarak kimi zaman konuşarak gerçekleşir.


Dilimiz Üzerine- Nurullah Ataç

Dil, ana dilimiz; Türkçe yıllardır süren bir değişim içerisindedir. Canlı bir varlık olduğundan bu değişim normal olsa da bu değişimin asıl sebebi kendimizi bir türlü doğru ifade edemeyişimizdir. Bu değişim bazen hızlı bazen yavaş ilerliyor fakat bir türlü durmuyor. Durmasını çok istesek bile durdurmak için hiçbir çaba göstermiyoruz. Ama dilimiz maalesef tam olarak yazı dilimize eş değil Arapça ve Farsça tamlamalar var. Kimi yazarlar buna karşı çıksa da kimi yazarlar bu durumu önemsemeyip, bu tamlamaları kullanmaya devam ediyor. Yeni kalemler bu durumu yavaş yavaş düzeltiyor. Çünkü eski kalemleri anlamadığımızı, yeni kalemlerin bizim dilimiz olduğunu kabullendiler. Kabullenmeyenler ise bir gün bu dili kullanmak zorunda kalacaklarını bile bile anlaşılmayan yazılarını yazmaya devam ettiler. Bu bir gerçek ki toplum anlayacağı bir dil arıyor ve yazarlar bunun için çabalamıyor.


Yazı Yazmak Nedir?

Yazma insanın kalbini kâğıda dökmesidir. Duygu ve düşüncelerin somut ortama aktarılmasıdır. Yazmanın sadece kâğıt üzerinde kalmayacağını bilmemiz gerekir. O yazı yeni ufuklara yelken açtıracaktır. Yazıyı yazan bizle yazıyı yazdıktan sonraki biz aynı olmayacağız. Aynı şekilde o yazıyı okuyan kişiyle okuduktan sonraki kişi de aynı olmayacaktır. Yazmak bir gecede öğrenebilecek bir uğraş değildir. Büyük bir zaman ve emek ister. Yazı için anı saklamak diyebiliriz. Bu anlatım türü insanlara kendilerini ifade etmesi için kurulmuş muhteşem bir icattır. Bir noktada yazma bir edimdir. Bu edimin nasıl kazanıldığı ve ortaya çıktığı henüz bilinmemektedir. Yazı için bir anı demiştik. Yazmak için de bir an diyebiliriz anlık bir fikir ortaya çıkar. Yazı bir son değil başlangıçtır. Eğer son olsa idi yazarlar bir yazı yazdıktan sonra başka bir yazı yazma ihtiyacı duymazlardı.


Yazmanın Önemi ve İşlevleri

Yazma hem yazar açısından hem okur açısından çok önemlidir. Burada üretici ve tüketici ilişkisi var diyebiliriz. Roman ve hikâye türünün önemi tartışılmazdır. Toplumun geneli kendini bulduğu eserleri okur Bundan dolayı eserin niteliğinin toplumların üzerindeki etkisi çok büyüktür. Yazma çocukların ufkunu ve hayal dünyasını genişletmek için çok önemli bir araçtır. Bu onların dil ve konuşma becerilerinin gelişmesine yardımcı olur. Kişinin düşüncesini duygusunu yazıya aktarması büyülü bir sanattır.


Yazmanın Öğrenci Gelişimine Katkıları

Yazma, öğrencinin bilişsel ve fiziksel faaliyetlerine katkı sunar. Bilişsel sürecin canlı tutulmasını ve düşüncelerin bir ahenk içinde olmasını sağlar. Yazma için birçok duyuyu kullanmak gereklidir. Bu şekilde öğrencilerin duyu kullanımı arttırılır. Okuduğunu, dinlediğini, gözlemlediğini içselleştirmesini sağlar. Yazı hafızadır. Nesiller arasındaki bilgi ve düşünce akışını sağlar. Bundan dolayı olacak ki çoğu tarihçi yazıyla beraber uygarlığın başladığını söyler. Yazma, bilişsel beceriye sahip olmayı gerektirir. Bu becerilerin elde edilmesi çok önemlidir. Öğrencilere bol bol yazma çalışması yaptırılmalıdır. Öğrenciden direk bir yazı istemek öğrenciyi gerebilir ve öğrenci yazmak için kendini yeterli hissetmeyebilir. Yazmak için uygun ortam oluşturulmalı, öğrencinin psikolojisi hazırlanmalıdır.


Yazar Kimdir?

Yazar, içinde tuttuklarını aktarma ihtiyacı olandır. Bu aktarmayla beraber bir nebzede olsa rahatlayan kişidir. İnsanlar ölür fakat düşünceleri ölmez düşünceleri öldürmeyen kuvvet ise yazıdır. Düşünceleri aktarma cesaretinde bulunan kişiye yazar diyoruz. İnsan yazdıkça zihninde bir şeyler oluşur. Bu oluşumu zihninde oluşturup tamamlayıp kâğıda aktarmak yazarlıktır. Diğer insanlardan farklı olarak sürekli bir anlamlandırma çabasındadır. Bu çaba onu etrafı incelemeye ve yorumlamaya iter. Yazar eksikliklerden ve fazlalıklardan kurtulmayı başaran kişidir.


Yazı Niçin Yazılır?

Bir şekilde hepimiz okur olmuşuzdur. Fakat yazar olmak bir çırpıda olunabilecek bir iş değildir. Yazı yazabilmek için nitelikli bir okur olmak gerekir. Yazmak kimileri için bir yazma stilidir. Aslında güzel şeylerin niçini olmaz diyebiliriz. Fakat teorik olarak yaklaşacak olursak özünde rahatlamanın olduğuna tekrar değinebiliriz. Rahatlatıcı bir eylem olsa da kolay bir eylem değildir. Bu yüzden çabuk pes etmemek gerekir. Bir önceki kısımda yazmanın bir iletişim olduğunu söylemiştik. İletişimi her zaman sözlü yapmadığımız için sürekli yazıyoruz belki de. Okuyan içinse bu bir merak ve açlıktır. Ruhunu doyurmaya çalışır bu yüzden okuyamaz. Okuduğu kitapta kendini bulmak ister. Kimisi o ruhu okuyarak bulur kimisi de yazarak, işte ruhunu yazarak doyuranlar yazar olur. Bu yüzden yazar ruhunu tatmin eder.

Isaac Asimov’un dedikleri konuşmamızı özetliyor aslında “Hangi nedenle nefes alıyorsam o nedenle yazıyorum, çünkü eğer bunu yapmazsam ölürüm.”


Yazma Becerisi Nasıl Kazanılır? / Nasıl Yazar Olunur?


Her ne kadar bu konu hakkında genel tanı; yazmanın doğuştan olduğu yönünde olsa da iyi bir yazar olmanın yolunun çok yazmaktan geçtiği söylenebilir. Çok yazı yazıpta iyi bir sonuç alınmaması mümkündür. Çünkü yetenek çok büyük bir faktördür.

Bireyin yaşantısı onun yazmasını olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilir. Ama genel olarak olumlu beslediğini söyleyebiliriz. Bunun örneklerini Cengiz Aytmatov yahut Dostoyevski’den görmek mümkündür. İki yazarın ortak paydası acıdır. Buna şaşırmamak gerek, yazmak için rahatlamak demiştik zaten. Bu yazarların çok sevilmesinin sebebi de ruhunu kitapta bulan insanların acı çekmesi değil midir?

Tabi ki herkes yazar olarak doğmuyor fakat bu yetenekle birlikte azmin varlığı çok büyüktür. Yazarlık öyle bir çırpıda söyleyebileceğimiz kadar kolay bir iş değildir. Her yemek yapan aşçı, her ev yapan müteahhit değildir. O yüzden her kitap yazan yazar olmayacaktır. Yazar olmak için acının dikenli tellerinden yürümek gerekir.


Benzerlik %1

 
 
 

Recent Posts

See All
Türkçe Eğitiminin Önemi

Türkçe, her şeyden önce bizim özümüzdür. Özünü tam olarak benimsemeyen ve öğrenemeyen görevini layığıyla yerine getirmiş sayılmaz. Bir...

 
 
 
Öğrenen Merkezli Verimli Eğitim

Öğrenen yani öğrenci merkezli eğitim son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde etkin olarak uygulanmaktadır. Öğrencilerin farklı kişilik...

 
 
 
Ülkemizde Eğitimin Algılanışı

Eğitim, dünyadaki en önemli kurumlardan birisidir. Peki böylesine önemli bir kurum ülkemizde nasıl algılanıyor. Bence bir kaç açıdan...

 
 
 

Comments


Yazı: Blog2_Post
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn

©2021, Alança tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page